Sen uykusuzluk nedir bilir misin?Tırnaklarınla yastığı parçaladın mı hiç ?Gözlerini tavana dikip düşündüğün oldu mu bütün gece?Ve bütün bir gün ;gelmeyince, seni aramayıncaölesiye ağladın mı?Sonra...
GÜLNARE ben, yıpranmış sokaklar ortasında avare sen, kırgın bir ülkenin süreyyası: Gülnare honçalı novroz gelir; bir de siyah ve sarı dalgalanır göklerde bir kuşun kanatları...
Sözlerim sen Özlemin senSen ki sevgili Leyla'nın düşü, Şirin'in umudusunSen benim her anım, her saniyemsinBen garip Züleyha oldumKapı kapı Yusuf'um diye ağlayanBen ki divane Züleyha'yım...
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af...
Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp,çağırıyordu.Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkesini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce...
Daha dokunmadan kurudu irem çöllere bir türlü yağamıyorum yeni bir koşunun başlangıcında biraz deprem sonrası biraz şehir hülyası bir kalp yangınından geriye kalan siyah gözlerine...
Sensizlik sokağı verdim buraların adını....Beklenen hariç, herkesin bu sokakta olmasına rağmen,yine de bomboş, sessiz ve ıssız bu sokaklar....Ben sensizlik sokağındayım ve sensizim...Kalabalıkların içinde yalnızlık sokağı,Gürültülerin...
Üç tane yarasa varmış.Alman,İngiliz,Bide bizim Temel.ingilizin karnı açıkmış aşağıya bir kaymış birazdanbir gelmiş ağzı kan içinde.bizimkiler vavvvvvvdemişler ne oldu.Demiş şuradaki evi görüyormusunuz içinde bir kadın...
1) Yer Ankara, hava çok sıcak.. Arkadan kokana teyzem bağırıyor, "Şöfer bey! Klimayı açar mısınız, hava çok sıcak oldu!" Pala bıyıklı şöför, dikiz aynasından şöyle...
adını yağmur koydum..seninle ilk karşılaştığımızda da yağmurlu bir gündü hatırlarsansanki heryer yeşile sarılmıştı.bankaya gitmem gerekli değip yanımdan gitmiştino gün nerden bililebilirdim ki yağmur gibi kaderime...